YILMAZ AKVARYUM AKVARYUM&KUŞ GALERİSİ 0553 201 35 59 YETKİLİ :ÖZCANYILMAZ
YILMAZ AKVARYUM - BALIK NEDİR
 

Ana Sayfa
balıklar
YILMAZ AKVARYUM
SİZLERDEN GELEN YORUMLAR
BALIKLAR HAKKINDA GENEL BİLGİ
Haberler
AKVARYUMU KURULUMU
iç filtre daha verimli nasıl kullanılır
BALIK ÜRETİMİ
LEPİSTEPS ÜRETİMİ
JAPON BALIĞI ÜRETİMİ
CİKLET ZEBRA ÜRETİMİ
MELEK BALIĞI ÜRETİMİ
MOLİ BALIĞI ÜRETİMİ
SARI PRENSES ÜRETİMİ
ÇÖPCÜ ÜRETİMİ
PİRANA ÜRETİMİ
BALIK TÜRLERİ
BALIK YEMLERİ
AKVARYUM MALZEMELERİ
KAFALI YUNUSLAR KUŞLARKUŞ MLAZEMEREİBALIKLAR TAVUKLAR RESİMLERİ
Ziyaretçi defteri
BALIK NEDİR
Link listesi
YILMZ AKVARYUMU NASIL BULDUNUZ
Galeri


AKVARYUMLAR BALIKLAR KUŞLAR KEDİLER KÖPEKLER TAVŞANLAR CİVCİVLER HEPSİ BURADA YILMAZ AKVARYUMDA SİZLERE DAHA DİSİPLİNLİ VE KALİTELİ HİZMET SUNMAK İÇİN BÜYÜK BİR ÇABAYLA ÇALIŞIYORUZ BUYURU GELİN GÖRÜN TANIŞMA FİYATINA FİYATLAR ETİKETİN HEPSİ YARI FİYATINA BUYURUN BİR ÇAY İÇELİM :)

Balıklar

 

Balık, tatlı ve tuzlu suda yaşayan, evrimleşme çizgileri farklı, soğukkanlı omurgalıların genel adıdır. Bu terim, bir sınıflandırmadan çok bir yaşam biçimini tanımlar. Bugün yaşayan balıklar genellikle 5 sınıf altında toplanır. Bu sınıflar, HAVA SOLUYAN HAYVANLARIN 4 sınıfı olan amfibyumlar, sürüngenler, kuşlar ve memeliler kadar birbirinden farklıdır.
Yaklaşık 450 milyon yıllık bir geçmişi olan BALIKLAR , bu süre boyunca, hemen her çeşit su ortamına uyum sağlayacak biçimde gelişmiştir. Kara ortamına geçiş sürecinde büyük bir değişime uğrayarak 4 ayaklı kara omurgalılarına dönüştüklerinden, aslında kara omurgalılarının ilk ataları bu su canlılarıdır.
Balık dendiğinde genellikle, yüzgeçleri olan, solungaçlarıyla solunum yapan, gövdesi kaygan ve suda hareket etmeye elverişli olan su hayvanı akla gelir. Ne var ki, bu tanıma uymayan balıkların sayısı, uyanlarından çok daha fazladır. Bazılarının gövdesi uzunlamasına genişlemiş, bazılarınınki kısa kalmış, özellikle dipte yaşayanlarda yassılaşmış, birçoğunda da yanlardan basılmıştır. Ağızlarının, gözlerinin, burun deliklerinin ve solungaçlarının konumu da türden türe büyük bir değişiklik gösterir.
Balık vücudunun temel yapısı ve işlevi bütün öbür omurgalılarınkine benzer. Kara omurgalılarının vücudunu oluşturan 4 temel doku balıklarda da vardır: Dış yüzeyleri kaplayan epital doku, bağ ve destek doku (kemik, kıkırdak ve lifsi dokularla türevleri), sinir dokusu ve kas dokusu. Tipik balık vücudu, yüzmeye uyarlanmış aerodinamik profilli ve iğ biçimindedir: baş, gövde ve kuyruk bölümlerinden oluşur. Yaşamsal önemdeki organları içeren gövde boşluğu genellikle vücudun ön alt yanındadır. Bu boşluğun arka ucunda, anüs yüzgecinin tabanının hemen önünde, dışkıların boşaltıldığı anüs deliği bulunur. Omurilik ve omurga, kafa iskeletinin arka bölümünden başlayıp sırt, gövde boşluğu ve kuyruk bölgesinden geçerek kuyruk yüzgecinin tabanında sonlanır.
Balıklarda çok değişik üreme biçimleri görülmekle birlikte, en yaygın olanı dişinin suya bıraktığı sayısız, küçük yumurtanın vücut dışında döllenmesine dayanır. Açık denizlerdeki yüzey balıklarının yumurtaları genellikle suya asılıymış gibi duru; kıyı ve tatlı su balıkları ise yumurtalarını deniz dibine yada bitkilerin arasına bırakır; hatta bazı türler bir salgıyla yumurtalarını kayalara yada bitkilere yapıştırır. Yumurtaları dölleyecek olan spermalar erkeklerin gövde boşluğundaki 2 (bazen 1) erbezi içinde üretilerek , süt kıvamındaki ve rengindeki bir sıvıyla suya boşaltılır. Kemikli balıklarda, erbezlerinin her birinden çıkan bir sperma kanalı, anüsün arkasındaki ürogenital deliğe, köpekbalıklarında ve vatozlarda ise dışkılığa açılır. Ayrıca bazı balıklarda, erkeğin spermalarını dişinin yumurta kanalına boşaltmasını (iç döllenme) sağlayan bir tür çiftleşme organı vardır.

açısından bakarsak; koku duyuları, hemen hemen tüm balıklar için büyük önem taşır. Çok küçük gözlü bazı yılanbalıkları, besininin yerini bulabilmek için görmeden çok koku duyusuna güvenir. Tat duyusu da balıkların çoğunda çok gelişmiştir; yalnız ağız boşluğunda değil, başın ve vücudun bazı bölümlerinde de tat alma organları bulunur. BALIKLARA DUYU ORGANLARI BESLENME
tehlikelerden kaçınma ve üreyerek soyunu sürdürme açısından belki de en önemli organ gözdür. Balıkların gözü temel yapısı ve işleviyle bütün diğer omurgalılarınkine benzese de, çok değişik yaşam koşullarına uyarlanmış olduğundan değişik özellikler gösterirler. Karanlık ve loş ortamlarda yaşayan balıkların gözleri genellikle büyüktür. Ama başka bir duyusu aşırı gelişerek baskın duruma geçerse gözlerin işlevi azalır. Onlarda ses algılama ve denge, birbirleriyle çok yakın bağıntısı olan iki duyudur. Suyun içerisinde kolayca yayılan ses dalgaları, özellikle düşük frekanslı dalgalar, balıkların baş ve gövde içi sıvıları ile kemiklerine çarparak işitme organlarına iletilir. Balıklarca algılanabilen ses frekanslarının alanı insanlarınkinden çok değişiktir; bu da sesin sudaki yayılma hızından ileri gelir. Bir çok balığın, dişlerini birbirlerine sürterek yada başka yollarla birtakım sesler çıkarıp birbirleriyle iletişim kurdukları sanılmaktadır.

 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Siteniz:
Mesajın:
Bugün 29012 ziyaretçiMİSAFİR
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
YILMAZ AKVARYUM AKVARYUM&KUŞ GALERİSİ 0553 201 35 59 YETKİLİ:ÖZCANYILMAZ